|
|
 |
 |
 |

300 yıllık bir gelenek ABD Başkanı’yla yeniden gündeme geldi.
|
Emek, sabır ve Bush... |
|
Malumunuz, ABD Başkanı George Walker Bush, geçen ay üç
gününü Türkiye’de geçirdi. Ankara’da resmi temaslar,
İstanbul’da NATO zirvesi, Boğaz’a nazır yaptığı konuşma ve
“fotoğraf karesi” hala konuşuluyor. |
|
12 Temmuz 2004 — Ama
bu yazının konusu, ne Ankara temasları, ne NATO
Zirvesi, ne de Bush’un konuşması. Bu yazının konusu
bayan Erdoğan’ın First Lady Laura Bush’a hediye
ettiği Bartın’ın ünlü “tel kırması”... |
Marakeş’ten Bangladeş’e kadar geniş bir İslam
coğrafyasına demokrasi enjekte edilmesi amaçlanan
Büyük Ortadoğu Projesi kimsenin umurunda değil.
BOP’la ilgili yorumlar ve değerlendirmeler arka
planda. PKK terörüne karşı ortak mücadele
açıklamalarıyla kimse ilgilenmiyor. Ama
Yukarıçarşı’dan Kemerköprü’ye, Yalı’dan Orduyeri’ne
Amasra’ya kadar herkesin ağzında bir Bush’tur
gidiyor.
Aşcıdayı’lardan, Deliahmet’lere,
Hakkıefendi’lerden, Karakaş’lara kadar herkes Bush’u
konuşuyor. Salı ve Cuma günleri kurulan meşhur
“Galla Bazarı”nda, bahçesinden topladığı sebze ve
meyveyi satan Hatçe Deyze de..
Herkesin ağzında ABD Başkanı ve eşi Laura
var. Bartın’da herkes Bush’ları konuşuyor. Nedeni
Bayan Erdoğan’ın First Lady Laura Bush’a Bartın’ın
ünlü “tel kırması”nı hediye etmesi...
Bartın’da ‘tel kırma’sız ev yoktur. Her evde
mutlaka tel kırmaya rastlarsınız. Tel kırma işi, tüm
işlemeler içinde gümüş ışıltısıyla kendini hemen
fark ettirir. Elinize alınca hiç bir iplikten
beklemediğiniz bir ağırlık hissedersiniz. Zira gümüş
tellidir. İstenirse altın da olabilir. Ama 300
yıldır gümüşle yapılır. |
17. yüzyıldan bu yana Bartın’da üretilen,
sadece bu iş için kullanılan el yapımı iğneyle
maharetli eller işler tel kırmayı. Tel kırma daha
ziyade başörtüsü veya şal olarak yapılır. Evlerde
masaların, sehpaların üzerine yayılır. Perde olur,
sabah ışığına karışır. Siyah veya beyaz tül üzerine
özel olarak kullanılan tellerle serpme ve çiçek
motifleri işlenir.
Desenlerin isimleri de var. ‘Kaymak Tabağı’
gökyüzünden düşen bir yıldızı anlatır, ‘Sarhoş
Sokağı’ ismi gibi yalpalaya yalpalaya yapılır ama
işleyen için zor bir motiftir. Bartın’ın temeli
yumurta akıyla atılan ünlü Kemerköprü’nün adını alan
motif mi dersiniz...
Çocukken dedem de, babaannem de, anlatırdı.
Tarihi onlar da bilmez, “yüz yıl önceymiş” derlerdi.
100 yıl önce Bartın’a Ağustos ayında kar yağmış.
Bunun üzerine örtünün dört köşesine iri güller,
güllerin arasına da kar tanelerine benzer tel kırma
işlenmeye başlamış. Motifin adı da, ‘Gülün Üzerine
Kar Yağdı’ olmuş.
İsimleri bilinmeyen onlarca motifi var tel
kırma işinin. Usta eller işliyor. Eller çalışırken,
hayal gücüyle oluşturulan motifler kuşaktan kuşağa
geliyor.
Tel kırma işi hiç makas kullanılmadan
yapılıyor. Tel birbirine kırdırılarak ilerletiliyor.
Bu nedenle adı tel kırmadır. İşin öncesinde, öyle
desen çizeyim, kopyalama yapayım gibi kolaycılık
yok. En zorunu düşünün. Yani tam anlamıyla el emeği,
göz nuru... Sabır ve dikkat gerekiyor.
Desenin bir yerinde bir iplik atlandı mı,
hata, işleme bittikten sonra ortaya çıkıyor. Tel
kırmanın önü ya da arkası yoktur. Yani her iki
tarafı da kullanılır.
|
|

İşte Bartın’ın ünlü tel kırması böyle bir
şeydir. Emine Erdoğan’ın ABD’nin first lady’si Laura
Bush’a hediye ettiği tel kırma işi 300 yıllık bir
geleneğin temsilcisidir, sıradan bir hediye
değildir.
Tel kırma, emeğin, sabrın, dikkatin ve
maharetin ürünü.
Ne acıdır ki, 300 yıllık bir gelenek ABD
Başkanı’yla yeniden gündeme geldi.
Ve ne acıdır ki, kuşaktan kuşağa aktarılarak
gelen el emeği göz nuru el işi, Bush’un sayesinde
keşfedildi. Bir anlamda, Bush, tel kırmanın
reklamını da yapmış oldu.
Reklamın iyisi kötüsü olmaz demek de mümkün,
başka şeyler de... Siz olsanız ne dersiniz?
|
|
|
|
|